GEBELİK VE DOĞUMTAKİPTE YAPILABİLECEK TESTLER

FETAL İYİLİK HALİ DEĞERLENDİRME TESTLERİ

Fetal İyilik Hali Değerlendirme Testleri


NST( nonstress test)

Anne karnı üzerine yerleştirilen iki prob(uç) yardımı ile, bebeğin kalp atışlarını (kendi içeirisindeki ve bebeğin hareketi ile olan değişklikleri) ve uterusun kasılmasını izleyebildiğimiz poliklinik koşullarında bile yapılabilen kolay bir testtir. Test 20 dk sürdürülür. 10 dk içeirisnde en az iki kere, bebek hareketi ile ilişkili bebeğin kalp atışlarında en az 15 sn süren ve  15 atım /dk  artış gösteren değişiklikler olması testin reaktif olduğunu gösterir. Bu değişiklikler görülmüyor ise test 40 dk ya uzatılır. Bu süre içerisindede değişiklik olmaz ise test nonreaktif olarak değerlendirilir.Test sırasında tarif edilen  kalp atışlarındaki artışlar (akselereasyon) dışında azalmalar (deselerasyon) da görülebilir. kalp atışları sabit değildir saniyeler içerisinde bile değişiklikler gösterir. Bu duruma atım değişkenliği adı verilir ve bu değişkenlik de iyilik halinin değerlendirilmesinde önemli yer tutar. Değişkenliğin olmadığı NST de variabilite kaybından bahsedilir.

NST, 30. Gebelik haftasından sonra rutin gebelik kontrollerinde yapılabileceği gibi, bebeğin sıkıntı halinin izlenmesi gerektiği durmularda düzenli olarak yapılmalıdır.

Miad aşımı durumunda, hipertansiyon, diabet, kansızlık, kalp hastalıkları gibi gebeliği komplike eden hastalılar varlığında, bebek hareketlerde azalma olduğunda, erken doğum tehdidi, zarların erken açılması(EMR) ve gelişme geriliği takibinde,  daha önce ölü doğum hikayesi bulunan gebelerde

NST, 28. Gebelik haftasından önce yapıldığında bebeğin sinir sisteminin tam olarak gelişmemesine bağlı olar kalp hareketlerini düzenlemede yeterli cevabı oluşturamayacağı için yanlış sonuçlar verebilir.

Bebeğin sıkıntı halinin yani oksijenlenmesinin bozulduğu durumlarda kalp atışlarının saniyeler içinde oluşan değişiklikleri (atım değişkenliği) kaybolacaktır. Bebek hareketleri ile artması gereken kalp atışları yeterli akselerasyonu gösteremyecek ve test non-reaktif olarak yorumlanacaktır. Non-reaktif NST varlığında ileri tetkikler ile durum değerlendirilmeli ve fetal sıkıntının derecesine göre karar verilmelidir.

NST nin reaktif olması oldukça yüksek oranda doğrulukla bebeğin iyilik halini göstermektedir. Ani gelişen dekolman plasenta, kordon sarkması gibi olumsuzluklar dışında miadından önceki dönemde yaklaşık 1 hafta süre ile bebeğin iyi olacağı yorumu yapılabilir. Nonreaktif olarak yorumlanan NST de hatalı sonuç  olma olasılığı da olabildiğnden ileri tetkikleri le sonucu netleştirmek gerekir.

CST (Kontraksiyon stress test)

Uterusta  oksitosin hormonu yardımıyla 10 dk içerisinde 40-60 sn. süren 3 kasılma sağlanır, bu sırada bebek kalp hareketlerinin kasılmalarla ilişkisi değerlendirilir. Kasılmalar sırasında plasental kan akımında azalma olacağından plasental yetmezliği olan hastalarda bu zalma oksiyensizliğe nedn olacak ve NST de kalp atışlarında deselerasyonlar (düşmeler ) gözlenecektir. Plasental yetmezliği olmayanlarda ise bebek bu azalmayı tolere edecek ve kalp atışlarında azalma olmayacaktır.

Testin yorumlanması ise;

Negatif: 10 dk içinde  3 kontraksiyonda geç deselerasyon olmaması

Pozitif:  Belirgin, kalıcı deselerasyonların kasılmaların yarısımdan fazlasında olması

Kuşkulu: Geçeci geç deselerasyonlar görülmesi

Yetersiz:  Kontraksiyonların oluşmaması

Negatif sonuçlar oldukça iyi fetal sonuçlarla ilişkilidir.

Pozitif  sonuçlarda yakın izlem ve ileri değerlendirmeler de yapılmalıdır.

CST yapılmaması gereken durumlar

  • Erken doğum tehtidi
  • Çoğul gebelik
  • Klasik sezaryen yada myomektomi ameliyatı geçirmiş hastalar
  • Plasenta previa (Bebeğimn eşinin önde olması)
  • Plasenta dekolmanı (Bebeğin eşinin erken ayrılması
  • Servikal (rahim ağzında) yetmezlik olanlar

Fetal Biofizik Profil (FBP)

Ultrason yardımıyla gerçekleştirilen bu değerlendirmede  yaklaşık 30 dakikalık  gözlem periodu içerisinde aşağıdaki değerler incelnir ve yorumlanır:

  • Fetal kalp atımı: NST reaktif / nonreaktif
  • Fetal solunum: 30 dk içinde en az 30 sn süren solum hareketi olması /30 sn den daha kısa sürmesi
  • Fetal hareketler: en az 3 belirgin gövde hareketi veya kol bacak hareketi olması/ 2 veya daha az gövde ya dfa kol bacak hareketi
  • Fetal tonus: kol-bacak ya da gövdede en az bir defa ekstensiyon sonrası fleksiyona dönüş, elin açılıp kapanması/ hareketlerin azlamış ya da olmaması, parmakların hep açık olması
  • Amniyotik  sıvı hacmi: İki dikey düzlemde 2 cm’ik en az bir cep bulunması / hiç sıvı olmaması ya da 2 cm’den küçük cep olması

Diyabet, IUGR, gün aşımı gebelik, preeklampsi gibi riskli gebeliklerde haftada iki defa yapılabilir.

Çok zaman aldığı ve ultrsonografide deneyim gerektirdiğindensadece amniyotik sıvının ölçümü ve NST ile değerlendirilen Modifiye Biofizik Profil uygulamasının  da başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür.  Sıvı indeksi nin 5 cm in altında olması anormal kabul edilmiş ve NST ile birliklte değerlendirilerek yorumlanmıştır.

Bebek  hareketlerin değerlendirilmesi

Genelde, bebek hareketlerinin duyulması bebeğin sağlığının iyi olduğunun bir göstergesidir. 20-30 gebelik haftaları arasında genel vücut hareketleri dah organize hale gelir ve bebek dinlenme ve aktivite periyodları gösterir. Anne adayı bu düzeni anlamaya başlamıştır. Miyadında bebekte, amniotik sıvının azlamaya başlaması ve rahim içerisinde bebeğin yerinin azalmaya başlaması nedeniyle hareketlerde azalma olabilir.  Bir çok fetal hareket sayma yöntemi olmasına rağmen (hareketlerin sayısı ve süreleri değişiklik gösterir)  ideal ve basit olanı günde 10 fetal hareketin sayılmasıdır. Azalmış fetal hareket varlığında fetal iyilik halini değerlendirmek için NST, Amnion sıvı incelemesi, FBP ya da doppler usg’den yararlanılmalıdır.

Ultrasonografi

Ultrasonografi ses dalgalarını kullanan bir tekniktir. Röntgen ışınları ve radyasyon içermez. Kulağımızın duyamayacağı kadar yüksek frekanstaki ses dalgaları karnınızın üzerinde gezdirilen ‘probe’ adı verilen cihaz yardımıyla vücudunuza gönderilir ve ve vücudunuzdaki farklı dokulardan farklı şekilde geri yansıyan  ses dalgaları yine probe tarafından algılanır. Farklı yapıdaki dokulardan yansırken ses dalgalarının özelliklerinde değişimler olur. Bu değişimler sayesinde ses dalgaları probun bağlı olduğu merkezi işlem birimi tarafından görüntüye çevrilerek monitöre aktarılır ve ultrasonografi görüntüsü elde edilir. 1970’lerde, bu teknolojinin güvenliğiyle ilgili birçok yeni kaygı ortaya çıkmış; tanı sırasında kullanılan ultrasonik dalgaların kromozomları etkileyip etkilemeyeceği tartışılmıştır. Ancak, ultrasonun tanı amaçlı kullanımının etkinliği üzerine yıllar süren araştırmalar sonucunda, bu kaygıların yersiz olduğu kabul edilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tıkla Hemen Bizi Ara!
Close
Tıkla Doktora YAZ