GEBELİK KAYIPLARI / ANORMAL GEBELİKLERGEBELİK VE DOĞUM

TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARI

Tekrarlayan Gebelik Kayıpları


Tekrarlayan gebelik kayıpları (Habituel Abortus)…

Erken gebelik kayıpları hem hasta6 ve yakınları hem de takip eden hekimi için moral bozucu durumdur. Ancak bu olay gebeliklerin en sık görülen komplikasyonudur. Gebe kalmaya çalışan bir grup üzerinde yapılan çalışmada  kanda ve idrarda günlük bhCG takibi ile tüm gebeliklerin %39’unun implantasyon(yerleşme) sonrası kaybedildiği görülmüştür. Gebelik isteyen çiftlerin %5’i 2 ardışık gebelik kaybı yaşarken , %1’i 3 ya da daha fazla gebelik kaybı yaşamaktadır.

Her düşük bir sonraki gebelik için düşük riskini az da olsa arttırmaktadır. Bir çok çalışma sonrasında 1 spontan gebelik kaybı sonrasında başka bir spontan kayıp olma şansı %15 iken,  2 spontan düşük olduysa bu risk %25,  3 spontan kayıp sonrasında ise %45’ler civarındadır. Tekrarlayan gebelik kaybı tanısının konması ve bu konuda araştırma yapılması için bir grup doktor 2 ardışık gebelik kaybını yeterli bulurken, diğer gruptaki doktorlar ise bunun için 3 ardışık gebelik kaybının gerektiğini savunmaktadır.

Teorik tanım olarak 3 kere arka arkaya gebelik kaybının olması  Habituel Abortus olara kabul edilir.

Tekrarlayan gebelik kaybının nedenleri arasında;

Genetik nedenler: Tekrarlayan gebelik kayıplarını %3-5’inde genetik problem saptanmaktadır. Genellikle döllenmiş yumurtadan kaynaklanan genetik problemler nedeniyle erken dönem gebelik kayıpları yaşanmaktadır. En sık rastlanan genetik anormallikler, trizomiler (12 ve 21), monozomi x (turner sendromu) dir.  Bazen de anne babadan kaynaklanan bir anomali nedeniyle olmaktadır. Anne babada normal kromozom dizilişi bulunursa düşük materyali incelebilir. Ancak günümüzde tespit edilen genetik hastalığın tedavisi ile değil yardımcı üreme teknikleri ve yerleştirmeden önce yapılacak genetik tanı (preimplantasyon genetik tanı) ile sağlıklı embiryonun rahime yerleştirilmesi ile bu durumun üstesinden gelinmektedir.

Kan Pıhtılaşma Problemleri:  Tekrarlayan kayıplarının %15 nedenini oluşturmaktadır. Pıhtılaşma bozuklukları genellikle immunolojik (bağışıklık) sebeplerle meydana gelir. Antifosfolipid, antikardiyolipin antikorları gibi antikorların artması, pıhtılaşma bozukluklarına neden olur. Plasentaya giden damarlardaki tıkanıklık erken dönemde gebelik kayıpları, gelişme geriliği ve preeklampsiye neden olabilir.  Pıhtılaşmayı engelleyecek tedavlerin kullanımı gebelik şansını arttırabilir.

Utrusun yapısal bozuklukları: Genelde ikinci trimestir gebelik kayıplarına neden olur. Rahim ağzı yetmezliği ya da rahim içerisinde bölme oluşturabilecek uterus arkuatus, uterin septum gibi anomaliler ikinci trimestir kayıplarına neden olabilirler. Tanı kesinleştiğinde nedene yönelik operasyondan son derece fayda görülür.

Hormonal nedenler:  Tiroid hormonunu eksiklik ya da fazlalıkları, prolaktin yüksekliği, progesteron yetersizliği oluşturan luteal faz yetmezliği tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Altta yatan hormonal bozukluğa uygun tedavinin yapılaması gebelik şansını arttırır.

Enfeksiyöz nedenler: Birçok mikroorganizmanın tekrarlayan gebelik kaybına yol açabildiği düşünülmesine  rağmen  üzerinde görüş birliği sağlanmış bir etken bulunmamaktadır. Gerçekte de tekrarlayan gebelik kayıpları içinde enfeksiyonların rolü oldukça sınırlıdır. Özellikle enfeksiyon araştırılması belirgin bir yarar sağlamamaktadır.

Trombofilik nedenler:  Bir çok terkrarlayan gebelik kaybı vakasında plasentasyon bozuklukları ve plasenta damarları içerisinde mikrotrombusler (tıkaçlar) bulunmuştur. Gebeliğin kendi özelliklerinden kaynaklanan pıhtılaşmaya eğilim mevcuttur (faktör VII, VIII,X ve fibrinojen düzeylerinde artış, bunu dengeleyecek olan antitrombin  III ve protein C ve S’nin artmaması). Bunlarla birlikte pıhtılaşmaya neden olan hastalıkların varlığında bu durum daha da artar ve düşüklere neden olabilir. Faktor V Leiden mutasyonu, aktive preotein C direnci gibi bozukuklular varlığında artan gebelik kayıplarının önlemek için  pıhtılaşmayı engelleyecek tedavi yöntemleri (aspirin, düşük molekül ağırlıklı heparin, vs) kısmi de olsa yarar sağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tıkla Hemen Bizi Ara!
Close
Tıkla Doktora YAZ